DOLAR

19,0540$% 0.13

EURO

20,5095% -0.63

STERLİN

23,5029£% -0.37

GRAM ALTIN

1.211,44%-0,66

ÇEYREK ALTIN

2.004,00%-0,20

BİTCOİN

525716฿%-2.29669

İkindi Vakti a 16:43
İstanbul AZ BULUTLU 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Serdal Kara

Serdal Kara

02 Mart 2023 Perşembe

    DİĞER YAZARLARIMIZ

    Op. Dr. Bilgehan Aydın, Estetik Cerrahisi Hakkında Bilinmeyenleri Açıkladı

    Op. Dr. Bilgehan Aydın, Estetik Cerrahisi Hakkında Bilinmeyenleri Açıkladı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    En Çok Tercih Edilen Estetik Operasyonlar

    Estetik cerrahi, son yıllarda giderek popüler hale gelen bir tıbbi uygulama haline geldi. Ancak, bu alanda hala birçok yanlış bilgi ve yanlış anlama var. Bu nedenle, Türkiye’nin önde gelen estetik cerrahlarından biri olan Op. Dr. Bilgehan Aydın, estetik cerrahi hakkında bilinmeyenleri açıkladı.

    Kimler Estetik Yaptırabilir?

    Op. Dr. Bilgehan Aydın, estetik cerrahiye uygun adayların genellikle 18 yaşından büyük ve iyi sağlık durumunda olan kişiler olduğunu söyledi. Bununla birlikte, estetik cerrahi birçok farklı nedenle yapılabilir. Örneğin, bir kişinin doğuştan gelen bir fiziksel özelliği değiştirmek istemesi, yaşlanma sürecindeki belirtileri hafifletmek istemesi veya bir kaza sonucu oluşan yaraları düzeltmek istemesi gibi nedenlerle estetik cerrahi tercih edilebilir.

    En Çok Tercih Edilen Estetik Operasyonlar

    Op. Dr. Bilgehan Aydın, en çok tercih edilen estetik operasyonların başında burun estetiği, meme büyütme, meme küçültme, karın germe ve liposuction geldiğini söyledi. Bununla birlikte, her kişinin ihtiyaçları farklı olduğundan, tercih edilen estetik operasyonlar da değişebilir.

    Estetik Cerrahi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar Op. Dr. Bilgehan Aydınestetik cerrahi hakkında doğru bilinen yanlışlara da değindi.

    Örneğin, estetik cerrahinin sadece kadınlar için olduğu düşünülürken, aslında erkekler de estetik cerrahi yaptırabiliyor. Ayrıca, estetik cerrahinin sadece estetik amaçlı yapıldığı düşünülürken, bazı durumlarda estetik cerrahi fonksiyonel amaçlar için de kullanılabilir.

    Sonuç olarak, estetik cerrahi hakkında doğru bilgiye sahip olmak, insanların daha bilinçli kararlar vermesine yardımcı olabilir. Op. Dr. Bilgehan Aydın gibi uzmanların bilgilendirici açıklamaları, bu alanda ilerlemeyi sağlayabilir.

     

    Devamını Oku

    Remax Fly Gayrimenkul “yatırımlara doğru yön vermek gerek”

    Remax Fly Gayrimenkul “yatırımlara doğru yön vermek gerek”
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Gayrimenkul sektöründe çalışmalarını sürdüren Remax fly her bölgede hizmet veriyor

    Uzun yıllardır Tarabya /Sarıyer Boğaz Hattında her bölgeye ve her dalda hizmet veren profesyonel danışman kadrosu ile yatırımcıların güvenini kazanan Remax fly ın şimdiki projeleri arasında bodrum ve kuşadası var.

    Başarılı Broker Emrah Uçar ile yaptığımız röportajda:

    Uzman kadromuzla önceliğimiz her zaman müşteri memnuniyeti olmuştur.Yatırımcılara hizmet vermeye devam ederken her türlü alım satım, kiralama işlemlerinde yanındayız.Remax Fly Tarabya olarak ticarethane alım, satım ve kiralama işlemleri konusunda danışmanlık hizmeti sunuyoruz.Şirket olarak varlıklarına uygun gayrimenkul seçeneklerini sunup,dağıtımdaki işlem sürecini güvenli ve kolay sistemle oluşturuyoruz.

    “Şirketimiz ekip olarak bilgi gizliliğine önem verir ve saklamanın kişisel bilgilerinin korunmasını sağlar. Ayrıca, tamamlamanın işlem sürecinde herhangi bir sorun yaşamamaları için gerekli tüm yasal ve teknik önlemleri alır.

    Başarıya giden yolun profesyonel danışanlarından oluştuğunu belirten broker emrah uçar:

    Yatırımcıyı yatırımları konusunda doğru yönlendirmek,ileriye dönük uzun vadeli projeler üretmek yatırımcıya güven veriyor.Dolayısıyla bölgelerine hakim,donanımlı danışanlarımızla Türkiye’nin her bölgesinde hizmetlerimize devam ediyoruz,Yerimiz İstanbul’un en gözde semti Tarabya’da,doğru yatırımlar için herkesi doğru adrese remax fly‘a bekliyoruz,gelsinler yatırımlarına birlikte yön verelim”.dedi.

    Adres:Tarabya mah.şalcıkır cad.sakacı sk.No:2/2 Sarıyer/İstanbul

    Ofis:+90 (212) 262 80 68

    Ofis:+90(212)262 32 79

    Gsm:+90 (532) 787 78 02

    [email protected]

    www.remaxfly.com

    [email protected]

     

    Devamını Oku

    Yeni Bir Ülke’de Depreme Nasıl Hazırlanırız?

    Yeni Bir Ülke’de Depreme Nasıl Hazırlanırız?
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Depremde yıkılmayacak yeni bir ülkenin inşası için örgütlü bir topluluk olmak, talep etmek, mücadele de kararlı olmak ve kazanmak önemlidir.

    Dr. Öğr. Üyesi Savaş Karabulut

    Depremde sadece binalar değil, ülkelerde yıkılabilir. Tabi bu ülkemizde nüfus yoğunluğu, riskli olup olmadığı hale belli olmayan onbinlerce binanın varlığı, depremin büyüklüğü, tsunami riski ve bu hasarın bir an önce telafisini yapacak bütçenin varlığı gibi nedenlerle “büyük kıyamet” olabilecek potansiyele sahip Marmara Denizi Depreminde kendini gösterebilir. Yeni bir ülkede depreme dayanıklı, ne binaları ve ne de ülkeyi yıkacak bir durumun yaşanmaması ve güvenli barınma hakkının sağlanması için yine mücadele etmek gerekir…Peki nasıl?

    Kasım ayı içinde ülkemizin iki farklı bölgesinde hissedilebilirliliği yüksek, can kaybına ve yapıların hasar almasına neden olan iki deprem meydana geldi. Bunlardan birincisi 04 Kasım 2022 tarihinde sabaha karşı 03:29’da İzmir’in Buca ilçesinde ve Ml: 5.1 (Kandilli Rasathanesi) büyüklüğünde “orta büyüklükte” bir depremdi. Bu deprem ülkemizin aktif tektonik kuşaklarından Batı Anadolu Genişleme Rejiminin hakim olduğu bir alanda oluşmuştur. Diğeri ise 22 Kasım’da Düzce ilinin batısında Gölyaka-Sarıdere’de 04:08’de sığ ve 6.0 büyüklüğünde kuvvetli bir deprem meydana gelmiştir. Düzce ili ve çevresinde ise 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremleri sonrası bölgede bulunan ve genel olarak Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisi altında bulunmaktadır. Her iki bölgenin deprem üretme potansiyelleri ve üreteceği depremlerdeki hasar oranları birbirinden farklıdır. Bu durum genel olarak depremin büyüklüğü, ivmesi, süresi, derinliği ve yerleşim yerlerine olan uzaklığı dışında, yapı stokunun performansı, nüfus yoğunluğu ve yangın, su baskını, kaya düşmesi vb. diğer ikincil tehlike düzeylerine bağlıdır.

    Hasargörebilirlik Nedir? Ne yapmalıyız…

    Bu bölgelerin her biri orta, kuvvetli ve önemli deprem üretme potansiyeli olan alanlarda kalmaktadır. Bu potansiyeller karşımızda birer tehlikedir. Ancak hasargörebilirlik dediğimiz etken “ortadan kalkarsa”, yani yapılarda deprem kaynaklı bir hasar meydana gelmez ise ortada ne bir risk veya ne de afet durumu oluşmayacaktır. Kent veya kırsal alanda yaşayan kent emekçilerinin mi? yoksa yerel ve merkezi idarenin bu etkeni ortadan kaldırmak ve minimize etme misyonu olduğu konusunda kilitlenmektedir. Çünkü bu bir finans sorunudur. Bu finansal yükü karşılayacak olanlar ise kent veya kır emekçileri ol(a)madığından, çözümün doğrudan yerel ve merkezi idare tarafından üretilmesi gerekmektedir.

    Biz Jeofizik Mühendislere düşen görev ise öncelikle bu doğal tehlike unsurlarını tespit etmek, onların geometrilerini belirlemek ve deprem üretme potansiyellerinin deterministik/olasılıksal yöntemlerle analiz etmekle başlar. Daha sonra ise bölgesel anlamda mikrobölgeleme veya parsel bazında zemin koşullarının yapı yapmaya uygun olup olmadığını inceleyip, zemin üzerine inşa edilecek güvenilir yapıların bu tehlike unsurlarının üreteceği depremlere karşı güvenilir kılmaktadır. Bu durumda yapıların deprem etkileşimli zemin-yapı performansları karşılanabilecek bir düzeye taşınır ve “belirli düzeylerde hasar alsa bile yıkılmayacak” mühendislik yapılarını inşa edilmesini sağlamaktır. Peki İzmir ve Düzce’de tehlike unsuru olan faylar hangileridir?

    İzmir’in Güncel Deprem Tehlikesi

    Öncelikle İzmir körfezinde birer tehlike unsuru olan fay zonlarını tanımlamakta fayda var. Beklenen kuvvetli veya büyük deprem ise İzmir Körfezi’nin daha çok güneyinde bulunan İzmir, Gülbahçe, Tuzla, Karşıyaka ve Seferhisar fay zonlarında oluşacak depremleri işaret etmektedir. Genel olarak İzmir Fayı’nın üretmesi gereken deprem 7 büyüklüğünde ve sığ bir deprem karakteri taşıması beklenmektedir. Bunun dışında Küçük Menderes, Foça-Bergama, Karaburun, Çandarlı, Dumanlıdağ, Cumaovası ve Gümüldür fayları da bölgede 6 büyüklüğünde depremler üretmesi beklenmektedir.

    Düzce’nin Güncel Deprem Tehlikesi

    30 Kasım 2020 yılında Sisam Adasının kuzeyinde meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki deprem (ki bu deprem kayıtlara Yunanistan’a yakın olduğunda Samos Depremi olarak geçmiştir) dışında 1900 yılında günümüze İzmir ve çevresini etkileyen bir önemli veya büyük bir deprem meydana gelmemiştir. Ancak 1900 yılı öncesinde meydana gelen depremlerde (tarihsel deprem katalogları incelendiğinde) ise milattan sonra 178, 1688 ve 1778 yıllarında meydana gelen ve şiddeti (büyüklüğü değil, yani verdiği hasarın ölçüsü) 10 olup, depremin büyüklüğü ise 7.1-7.2 büyüklüğündeki bir depreme karşılık gelmektedir. Bu konuda yapılan son detaylı çalışma Tepe ve arkadaşlarının 2021 yılında Turkish Journal of Earth Science dergisinde yayınladıkları yayın incelenebilir. 1688 depreminin süresi 30 sn civarında olduğu, deprem sırasında heyelanların meydana geldiği, yüzeyde çatlakların/yarıkların oluştuğu, deniz suyunun körfezde kara alanında gözlemlendiği, zeminde oturmaların olduğu, yoğun sülfür kokusu, yüzeyde siyah renkli su sızıntıları, ağaçlarda devrilmeler, şehir merkezi ve çevresinde büyük yıkım ve yüksek can kaybı oranı görüldüğü rapor edilmiştir.

    Gediz ovası üzerine kurulmuş yerleşim alanları bu deprem tehlikesi altındaki mühendislik yapılarında deprem-zemin-yapı etkileşim sürecinde bir takım mühendislik problemlerinin oluşması olasılığını doğurtmaktadır. Ovalık alanlarda kurulan yerleşim alanlarında zeminlere gelen deprem dalgalarının kayalık yerlere göre deprem dalgalarının genliğini yani şiddet/hissedilebilirliliğini arttırması dediğimiz zemin büyütmesi sıklıkla görülür. Bunun dışında zeminlerde bulunan kumlu (genel olarak kuyu sularının olduğu alanlar diyebiliriz) zeminlerde görülen deprem etkisiyle katı olan zeminin sıvıya/çamura dönüşmesi olarak isimlendirdiğimiz zemin sıvılaşması ve zeminlerde taşıma gücü kaybı, şişme/büzüşme vb. gibi olaylardır.

    Düzce’nin Güncel Deprem Tehlikesi

    Almacık dağı Düzce ovasının güneyinde kalmakta ve Kuzey Anadolu Fayını bu noktada iki kola ayırmaktadır. Düzce ilinde ise deprem üretme potansiyeli olan Düzce, Hendek, Çilimli fayı, Yığılca, Dokurcun ve Taşkesti fayları bulunmaktadır. Bunların herbiri orta büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahiptir. Yayınlanan bilimsel makalelerde Gölyaka ilçesinde zemin koşullarından dolayı Izmir bölgesi gibi benzer zemin problemlerinin görülme olasılığına sahiptir. Düzce depremi biraz daha büyük olsaydı yani 6.6-6.8 büyüklüğünde olsaydı, yukarıda belirtmiş olduğum zemin problemleri ve buna bağlı ciddi can kayıplarının olacağı, yüzlerce binada yıkım ve ağır hasarın meydana gelmesi muhtemeldi. Bu nedenle bua büyüklükteki bir depremde can kaybı yaşanmadı ancak ciddi sayıda yapıda yapısal hasarlar meydana geldi. Hasar tespit sonuçlarına göre bazı yapılarda ağır hasar nedeniyle yıkılmaya, bazıları ise orta hasar nedeniyle tekrar inşa veya güçlendirme problemleri ile karşı karşıya kaldı. Gölyaka ilçesi adında anlaşılacağı üzere bir göl (Efteni havzasına kurulmuş) üsütne ve çevresine kurulmuş bir yerleşim yeridir. Bu nedenle bu alanlarda geniş ölçekte önce mikrobölgeleme çalışması yapılması, deprem üretme potansiyelleri etkisi altında zeminlerde meydana gelmesi muhtemel zemin problemleri de belirlenerek zemin ıslahını da geoteknik değerlendirmeyi baz alacak yapılaşma sürecine gidilmesi gerekmektedir. Yani zemin güçlendirilmeli ya da güçlü olan zemine oturtularak gerekli mühendislikş önlemleri alınmalıdır. Bu nedenle ovalık alanlarda kurulacak her yapı için zemin etütü, geoteknik rapor hazırlanmalı ve gerekli önlemler alınması sağlanarak yapılaşmaya gidilmesi gerekmektedir. Bakalım yeni yapılacak yapılarda bu tür önlemler alınacak mı? Bunları göreceğiz.

    Riskli Yapı Tespiti Ücretsiz olmalı?

    Tabi bu iki bölgede ve ülkemizin diğer deprem bölgelerinde öncelikle 2000 öncesi inşa edilen yapıların hasargörebilirlik durumlarının belirlenmesi en önemli ayırt edici unsurdur. Yani Riskli Yapı Tespitinin yönetmelik uyarınca yapılması gerekmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın web sayfasında bu tespiti yapacak yetkili kurumlar ve usulleri belirtilmiştir. Bu tespitlerin “uzmanınca” potansiyel deprem tehlikesi olan alanlarda ve depremden önce yapılması hem farklı boyutlarda hasargörebilme ihtimaline karşı hayati, hem hukuki, hem de ekonomik açıdan önem arz etmektedir. Ayrıca yeni yapılmış yapılarında denetlenmesi gerektiğini, üstünü kalın kalın çizerek hatırlatmak isterim. Nedeni ise yeni yapılan yapıların denetiminin kamudan alınıp, özelleştirilmesi ve böylelikle güvenli barınma hakkı denetim meselesinin artı değer yaratacak bir alana kaymasıdır. Yani sözüm meclisten dışarı, işini hakkıyla yapanları tenzi ederek, yüzlerce yapı denetim firmasını kapatmış veya ceza almasına sebep olmuş kararları okursanız, nedenini anlarsınız. Yani siz siz olun, deprem güvenli barınma hakkının tesisi için bunu yerel yönetim veya merkezi idareden talep edin! Anayasal bir hak olan bu hakkın “bedelsiz” olarak yapılması gerektiğini vurgulayarak, öncelikle bunun bedelsiz olarak yapılması için örgütlü çoğunluklar olarak birlikte talep etmekte yarar var. Bu konuda da yerel veya bölgesel örgütlülüklerin kurulması önemlidir. Mahalle afet birimleri, ya da mahalle dernekleriyle bu süreç kolaylıkla örgütlenebilir. Depremde yıkılmayacak yeni bir ülkenin inşası için örgütlü bir topluluk olmak, talep etmek, mücadele de kararlı olmak ve kazanmak önemlidir.

    DASK Marmara Denizi Depreminde Yaşanacak Hasarı Ödeyecek Bütçeye Sahip mi?

    Zorunlu Deprem Sigortası yaptırsanız bile, yapınızda deprem “öncesinde hasarlı” denilebileeğini asla unutmayın! Bakanlığın hasarsız bina tanımı gayet nettir. “Depremden önce oluşan binadaki hasarlar ve kusurlar değerlendirilmez!” tanımı ve özelikle 26 Eylül 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen deprem sonrası yapılarında hasar olduğunu belirten birçok depremzede, DASK poliçelerini ödediği halde, “yapılarındaki hasarın depremden dolayı olmadığını” iletilmiştir. Yani depremden önce DASK poliçeniz varsa bile , mutlaka ama mutlaka sigortayı arayıp, hasar tespiti isteyin. Zorunlu deprem sigortası 2021 yılı faaliyet raporu incelendiğinde tek depremdeki ödeme gücü 45 milyar TL olarak bildirilmiştir. Bu tutar döviz karşısında eriyen Türk Lirasının nasıl değerlendirildiğini bilmediğimden, eriyip erimediği, muallak olarak cevaplanması bekleniyor. Ayrıca günümüz döviz kurlarına göre 23.5 milyon dolar civarındadır. 30 Kasım 2020 Sisam adasında depreminde İzmir’li yurttaşlara 435 milyon TL ödendiği, Elazığ depreminde 392 milyon TL ödeme yapıldığı kurum tarafından bildirilmiştir. Marmara Denizi depreminde 100 milyar dolar civarında hasar beklenmektedir. Peki DASK bu hasarı Türkiye’de sigortalama oranının en yüksek olarak (%71, DASK 2021 raporu) duyurduğu Marmara Bölgesini karşılayamayacaksa, kim karşılayacak? soruları da yanıt bekliyor.

    Devamını Oku

    Doç. Dr. Savaş Karabulut: AFAD’ın 5.8 olarak açıkladığı ikinci deprem diğer rasathanelerde çok daha düşük

    Doç. Dr. Savaş Karabulut: AFAD’ın 5.8 olarak açıkladığı ikinci deprem diğer rasathanelerde çok daha düşük
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Hatay’da 6.4 büyüklüğünde meydana gelen depremden 3 dakika sonra AFAD tarafından 5.8 büyüklüğünde duyurulan deprem Kandilli ve diğer rasathanelerde çok daha düşük büyüklükte kaydedildi.

    Hatay‘ın Defne ilçesinde saat 20.04’te kaydedilen depremden 3 dakika sonra kaydedilen depremi AFAD 5.8 büyüklüğünde ve merkez üssü Samandağ olarak kaydederken Kandilli ve uluslararası rasathanelerde bu depremin büyüklüğü çok daha düşüklükte kaydedildi. 20.07’de gerçekleşen deprem, Kandilli ve Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi sitelerinde 3.8 büyüklükte yer aldı.

    DOÇ. DR. KARABULUT: O İKİNCİ DEPREMİ OLMAMIŞ KABUL EDİYORUM

    Evrensel’de canlı yayınlanan “Gündem Özel“e konuşan, Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Savaş Karabulut, ikinci depremin Kandilli’nin yanı sıra hiçbir uluslararası rasathanenin verilerinde o şekilde yer almadığını belirterek, ikinci depremi olmamış kabul ettiğini söyledi.

    Karabulutdeprem olduktan sonra hem uluslararası hem ulusal rasathanelere baktıklarını, buralarda saat 20.04’te gerçekleşen depremin 6.4 ve 6.3 büyüklüklerinde kayıtlı olduğunu belirtti. Karabulut, 20.07’de gerçekleştiği belirtilen 5.8’lik ikinci depremin ise AFAD dışındaki rasathanelerde yer almadığını kaydetti. Karabulut “O yüzden ben o ikinci depremi olmamış kabul ediyorum” dedi.

    20.07’de kaydedilen deprem sırasıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ve Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC) sitelerinde şu şekilde yer aldı:

    AFAD:

    Kandilli:

    EMSC:

    Devamını Oku

    Doruk Plast Yön.Krl.Bşk.İş Adamı Taner Kaya “İstikrar Başarı Getirir”

    Doruk Plast Yön.Krl.Bşk.İş Adamı Taner Kaya “İstikrar Başarı Getirir”
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Doruk Plast Ailesi üretim kalitesiyle her geçen gün büyüyor

                                         

    Küçük ev aletleri sektöründe,hayatı kolaylaştırmaya yönelik ürünleri hem üreten hem de teknolojiyi takip ederek tüketiciye pratik,kullanışlı,güvenilir ürünlerin projelerini çizen Doruk Plast Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kaya geliştirdiği projelerle üretimlerine devam ediyor.

                                                         

    Aslen Erzurum Tortum doğumlu başarılı İş Adamı Taner Kaya eğitimini Erzurum’da tamamladıktan sonra 2002 yıllarında ilk çalışma hayatına sektöründe ileri gelen elektrik,elektronik firmalarında başlamıştır.Kariyerini hızlı basamaklarla ileri seviyeye taşıyan Taner Kaya 2011 yılında yine sektöründe lider,küçük ev aletlerinde faaliyet gösteren bir firmada çalışma hayatına devam etmiştir.

    Geçen 7 yıl süre zarfi içerisinde başarılı bir yönetim sergileyerek,kendisinden söz ettirmiştir.Aktif olan ve kendi mesleğiyle alakalı olan küçük ev aletlerinde hizmet gösteren kurucu ve yönetim kurulu başkanlığını üstlendiği Doruk Plast Firmasını kurmuştur.10 yıl içerisinde sektördeki dünyaca bilinen ve türkiye’de yakınen tanınan marka değeri yüksek firmalarla iş birliği yaparak şirketinden söz ettirmeye başarmıştır.

                                   

    İşin mutfak kısmından geldiğini belirten iş insanı Taner Kaya :

    “Sektörde 10 yıldır faaliyet gösteren firmamız doruk plast ailesi olarak misyonumuz insan hayatını kolaylaştıran,teknolojik,şık,ekonomik,estetik yönü güçlü,zevkle tasarlanmış ürünler geliştirmeyi amaçlamak ve üretmek,hem üretim hem projelerimin kabul görmesi ve taleplerin olması beni çok mutlu ediyor,trend modeller şuan sektöre damgasını vurmuş durumda.Daha farklı,daha pratik,daha kullanışlı,hayatı kolaylaştırmaya yönelik daha iyisini üretmek ve güvenli modeller çıkarabilmek için ben ve ekibim sürekli araştırmalar yapıyoruz.”dedi.

                                           

    AR-GE çalışmalarının çok önemli olduğunu vurgulayan İş Adamı Taner Kaya:

    “Bizim araştırmaya ve iyileştirmeye yönelik üretim personellerimizin dışında,tüketicilerle köprü kuran,iletişim halinde olan büyük bir ekibimiz var,güvenilir ve tüketici odaklı bir şirket olduğumuz için tüketici talepleri,görüşleri,önerileri,fikirleri bizim için çok önemli.Bu yüzden     ar-ge çalışmalarına ağırlık veriyoruz ve takip ediyoruz,tabiki daha iyi modeller tasarlayıp üretebilmek için.”dedi.

                                                   

    Dünyaca bilinen marka değerleri yüksek firmaların taleplerini en kaliteli şekilde karşıladıklarına vurgu yapan İş İnsanı Taner Kaya’ya başarının sırrını sorduk:

    Hedefinizi belirlemek ve o yolda kararlı yürümektir bana göre,ben inandığım bir projenin arkasından gittim,bu yolda elbette yanlız yürümedim,doruk plast ailesi olarak her geçen yıl büyümeyi hedefleyerek ekibimle çok çalıştık ve sektörde talep edilen şirket olduk.Ailemiz gün geçtikçe büyüyor,sizinle birlikte yürüdüğünüz kişiler çok önemli,başarı emek vermek ve üretici olmaktır ve tabiki başarı ekip işidir.”dedi.

                                                                   

    Medyada spor araçlarına ilgisiyle de bilinen İş Adamı Taner Kaya yeni yerler keşfetmek,doğayla iç içe olmak ve dünyanın her yerini görmek için sık sık yurtdışına seyahat amaçlı gitmektedir.

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.